VELİ ÇELENOĞLU

VELİ ÇELENOĞLU

30.10.1964 yılında Ordu’ ya bağlı Akkuş – Ceyhanlı köyünde dünyaya gelmiştir. İlkokulu köylerinde okuduktan sonra Orta Okul eğitim için Tokat bağlı Niksar’a gitmiş ancak küçük yaşta babasını kaybettiği için okul hayatını yarı da bırakmak zorunda kalmış ve çalışma hayatına başlamıştır. Annesi Mevlüde Çelenoğlu köyümüzün sevilen büyüklerinden olup, saygı değer ileri gelenlerindendir. İlk önce köy ormanlarında çalışmaya başlamış, yanı sıra o dönemlerde yoğun olarak yapılan hayvancılık ve toprak ile uğraşmıştır. 1981 yılında köyümüzde önemli işler yapmış ve belli dönemlerde muhtarlık yapmış olan GÜLAĞA ALTUNOĞLU ’nun kızı ŞENEL ile evlenmiştir. 1983 yılında oğulları ATAKAN doğmuş ve onu arkasından 1986 yılında ikinci oğulları HAKAN’ı kucaklarını almışlardır. İkinci çocuğu dünyaya geldikten sonra vatani görevini yerine getirmek için askere gitmiştir. Acemi birliğini 125. Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı - Safranbolu' da yaptıktan sonra usta birliği için Ankara Çubuk Ilce Jandarma Bölük Komutanlığı'na teslim olmuştur. Usta birliğinde yazıcı olarak vatani görevini tamamlamıştır. Her zaman iyi ve disiplinli biri olarak tanınmıştır. askerlik zamanında bir çok taktir belgesi almıştır. Askerden geldikten sonra CEYLAN ve KADRİYE adında iki kızı olmuştur. 1991 yılında İstanbul’a gelmiş, ilk önce Çamlıca ’da düzen kurduktan sonra ailesini de yanına almıştır. Burada 1,5 yıl kalmış, sonrasında Bakırköy Hacı Erol Yaşar Apt. çalışmaya başlamıştır. Yoktan var etmeye çalışan eşi ŞENEL ile birlikte gazete kağıdının üzerinde yemek yerken büyük masalar etrafında ortak olunacak güzel zamanlar için birikim yapmaya başlamıştır. Uzun zaman apartman görevlisi olarak çalışsa da arta kalan zamanlarda Emlakçılık ile uğraşmıştır. 2009 yılında Avcılar – Denizköşkler ’e taşınmış, emeklilik evraklarını teslim etmiş emekli olmayı beklerken amansız bir mücadele içinde bulmuştur, kendini. 2010 yılında başlayan zorlu ve meşakkatli bir yolculuk başlamıştır. 2011 yılında oğulları Atakan ve Hakan kendi iş yerlerini açmış ve burada çocuklarına yardım etmeye başlamıştır. Hem hastane ev arasındaki yoğun trafikte çocuklarına yardım etmek onun için mola gibiydi. Hastalığın ilerlemesi sebebi ile bir dizi ameliyat olmuş, ancak teşhis koyulduktan ve bir dizi tedavi sürecinden sonra 22 ay sadece direnebilmiş, 31.03.2012 yılında sevdiklerinin yanına ebedi yolculuğa uğranmıştır. 48 yıllık yaşamı boyunca; iyilikten, doğruluktan hiç ayrılmamış, kalp kırkmaktan hep çekinmiştir. Onun için en büyük zenginlik kimseye muhtaç olmamaktı ve 48 yıllık hayatı boyunca kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürmüştür. Bugün hala yolda yürürken ne iyi, ne güzel adamdı dediğinde anlıyoruz ki Babamız bize mal, mülkten daha değerli bir hayat teslim etmiş. Büyük bir özlemle… Babalar ölmez sadece uykuya biraz fazla düşkünler!. Rabbim mekanını cennet kabrini nur eylesin.

ÜYE GİRİŞİ



Google Analytics Kodunu buraya koyun